Türkiye Cumhuriyeti'nin 100. Yılında Eğitim
Prof. Dr. Fatih Hilmioğlu, üniversitede düzenlenen "Türkiye Cumhuriyeti'nin Kuruluşunun 100. Yılında Eğitim" kurultayının açılışında, Avrupa'nın bin yıllık orta çağ döneminde dinsel temelli eğitim süreci yaşadığını söyledi. Hilmioğlu, "Rönesans ve reform döneminin yaşanmadığı ülkemizde, laik eğitim anlayışı kıta Avrupa'sına göre bir kaç yüzyıl sonra oluşabildi" dedi.
Kurultayda eğitimdeki tüm sorunların konuşulmasının amaçlandığını kaydeden Hilmioğlu, şöyle konuştu: "Bir ülkenin pek çok sorunları olabilir. O ülkenin gelişmişlik düzeyi hangi seviyede olursa olsun farklı zamanlarda farklı sorunlarla karşı karşıya kalması doğaldır. Ancak farklı zamanlarda karşılaşılan tüm bu sorunların çözümü sadece eğitilmiş, nitelikli insan gücüyle gerçekleşebilmektedir. Ancak bu yalın gerçeğe insanlık kolay ulaşmamıştır. Çağdaş eğitim anlayışının yüzyıllardır önündeki en büyük engel dinsel temelli eğitim anlayışı olmuştur. Nitekim kıta Avrupa'sı 5 ve 15. yüzyıllar arasında kalan bin yıllık orta çağ döneminde sadece dinsel temelli bir eğitim süreci yaşamıştır. Ancak Rönesans ve reformla birlikte eğitimdeki kilise egemenliği zamanla etkinliğini kaybetmeye başlamış, nihayet 1789 Fransız İhtilali ile büyük oranda laik eğitim sistemine geçilmiştir."
REKTÖRLÜK SEÇİMLERİ
Kurultaya verilen arada gazetecilerin sorularını yanıtlayan Prof. Dr. Fatih Hilmioğlu, bir soru üzerine, rektörlerin, oy çokluğuna göre seçilmesi gerektiğini savundu. Hilmioğlu şöyle konuştu: "30'un üzerinde üniversitenin rektörleri seçilecek. Yasalar gereği atamalarda söz sahibi olan iki isim var; bunların biri Cumhurbaşkanı biri de YÖK başkanı.
Benim söylemek istediğim şu; evet yasaların verdiği yetkiler var, ancak bu süreçte seçimlerin öğretim üyesi oylarına göre gerçekleştirilmesi en doğrusu olacaktır. Rektörler oy çokluğuna göre seçilsin. Bu benim kişisel fikrim. Kabul görür, görmez o ayrı."
Kaynak : internet





